Türkiye’ye sığınan Ukraynalı doktor zorlu yolculuklarını anlattı - Erzurumlular

Türkiye’ye sığınan Ukraynalı doktor zorlu yolculuklarını anlattı - ErzurumlularErzurumlular

15 Ağustos 2022 - 22:46

Türkiye’ye sığınan Ukraynalı doktor zorlu yolculuklarını anlattı

Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı savaşın ardından 2 çocuğu ve hasta annesiyle yürüyerek Ukrayna sınırını geçen doktor Iryna Porobok, yaşadığı zorlu süreci anlattı. Savaşın bir an önce bitmesini istediklerini kaydeden Porobok, “Saldırılar artınca mecbur ülkemizden çıktık. Yürüyerek sınırımızı geçtik. Oradan da Türkiye’ye geldik” dedi.

reklam
Türkiye’ye sığınan Ukraynalı doktor zorlu yolculuklarını anlattı
Son Güncelleme :

30 Mart 2022 - 11:17

31 views

Ukrayna’daki savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınmak için hasta annesi ve iki çocuğuyla sınırdan yürüyerek çıkan doktor Iryna Porobok (33), önce Romanya’ya geldi. 5 gün Romanya’ya kalan aile, Avrupa’ya gidemeyeceklerini anlayınca rotalarını değiştirerek Türkiye’ye gelmeye karar verdi. Porobok, ailesiyle birlikte 10 saatlik bir otobüs yolculuğunun ardından İstanbul’a ulaştı. Büyükçekmece Belediyesi tarafından misafir edilen aile yaşadıklarını anlatırken, 59 yaşındaki Roman Vira ise savaş bölgesinde kalan oğlu, gelini ve iki torunu için gözyaşlarına boğuldu. Ülkesinde gönüllü doktor olarak görev yapmak istediğini ancak iki çocuğu olduğu için yedeğe aldığını belirten Porobok, İHA muhabirine yaşadıklarını anlattı.

“Yürüyerek Ukrayna sınırından çıktık”

Ukrayna’nın Chernivtsi şehrinde epidemiyoloji doktoru olarak görev yapan Iryna Porobok, “Savaşın başladığı 24 Şubat’ta eski eşim, çocukları okula göndermemem için bana mesaj gönderdi. Çünkü bombalar atılmaya başlanmıştı. Kiev’den, Harkov’dan girmeye başladılar. Ben o gün işe gittim çocuklar evde kaldı. Bizim taraflar sakindi, 4 saat işte kaldım. Doktor olduğum için gönüllü doktor olarak başvurdum. Yardım edeceğimi düşündüm ama beni almadılar. Eski eşimde başvurdu gönüllü olarak savaşa gitmek istedi. Bizim ikimizi de yedeğe aldılar. 2 gün sonra sirenler çalmaya başladı. Bizim taraflara da sesler gelmeye başladı çok yüksek. Oralara da bomba atılıyordu. Öğlen, akşam bombalar atıldığında hep bodrum katlarına iniyorduk. Sakin olunca yukarı çıkıyorduk. Sesler artmaya başladı, sirenler çok uzun çalıyordu. Bizim yakınlara bomba düşmeye başlayınca 9 yaşındaki kızım, 14 yaşındaki oğlum ve annemle yürüyerek Ukrayna sınırından çıktık. Romanya’ya vardık. Oradan trene bindik başka bir şehre geçtik. 5 gün otelde ağırladılar. Ama Romanya’da kalamazdık Ukrayna’ya çok yakın ve Avrupa’ya gitmek uzun sürüyordu. Annemin tansiyon hastalığı vardı, stresliydik” dedi.

“Eğer çalışabilirsem Türkiye’de çalışacağım”

İstanbul’a gelişlerini anlatan Porobok, “Bize dedikler ki indirimle Türkiye İstanbul’a giden otobüs var. İstanbul 10 saatlik yoldu ve bizim için en kısa yol buydu. Çok zordu bizim için bavullarımız çoktu ve bizde yol yorgunuyduk. Sabah saat 05.00’te İstanbul’a vardık. Polisler bize yardım etti Ukrayna Konsolosluğu’nun adresini bulmak için. İlk önce doktor yardımı istedik. Her şey bize burada çok uygun. Her gün yemek veriyorlar bize çok teşekkür ediyoruz. Ukrayna’ya dönmek için korkuyorum. Savaş çok korkunç kendi hayatın için korkuyorsun. Ailenin ve çocuklarının hayatı için tedirginsin. Çünkü yarın ne olacak bilmiyorsun. En korkunç olan şu ki; sen koruma altında değilsin. Bunlar kolay değil. Ülkemi vatandaşlarımı çok seviyorum. Ben Ukrayna’dan çıkmak zorundaydım çünkü çocuklarımın hayatını riske atamazdım. Eğer çalışabilirsem Türkiye’de çalışacağım. Savaş ne zaman biterse Ukrayna’ya o zaman dönerim. Ama savaş ne zaman bitecek bilmiyoruz. Çok teşekkür ederim iyi insanlara, Büyükçekmece Belediyesi’ne sıcak karşıladıkları için. Ukrayna’da abim kaldı eşi ve iki kız çocuğuyla onlar için çok tedirginiz. Her gün orada durumlar daha kötüleşiyor, sirenler daha uzun çalıyor. Çok uzaktayım onlardan” diye konuştu.

Sümeyye İnal – Şaban Tektaş
 

Kaynak: IHA

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.